Olmayan Ülke

Menu

Outlast Yokken Çaresizliği Onunla Öğrendik: Haunting Ground

Capcom 2005 yılında korku – hayatta kalma türündeki oyunu “Haunting Ground” ile PS2 pazarına değişik bir korku oyunu çıkarmıştı. Bizlerde bu değişik türdeki oyunu biraz geçte olsa elimize geçirip siz değerli okuyucularımız için incelemeye koyulduk.

Haunting Ground’ta baş kahramanımızın adı Fiona. Kendisi ile beraber dev bir şatoyu keşfe çıkıyoruz. Oyunun konusundan kısaca bahsetmek gerekirse ; Fiona , oyunun hemen başında bir kafesin içinde uyanır ve kendisini nerede olduğunu bile bilmediği bir şatonun içinde bulur. Üstelik hafızası da allak bullaktır. Buraya nasıl veya ne sebeple geldiğini hatırlayamaz. Fiona’nın son hatırladığı ailesi ile geçirdiği araba kazasıdır ve kendisinden başka kimse hayatta kalmamıştır. Şatoda gezdikçe hafızasındaki parçalar yerine gelmekte ve olan biteni yavaş yavaş kavramaya çalışan Fiona , zamanla kendisinin pek güvende olmadığını anlar. Çok geçmeden de gizemli bir kız karşısına çıkar. İşin kötü tarafı kızın peşinde iğrenç bir dev vardır ve bu dev Fiona’yı da pek sevdiği söylenemez. Bu kız kim , dev neyin nesi , koca şato neden boş ve bu kadar ürkütücü ? En önemlisi Fiona neden burada ? Bunları çözmekte tabii ki oyuncuya kalıyor.

image3

Kedi – Fare Oyunu

Haunting Ground’u korku oyunu yapan en önemli özelliği Resident Evil vb. oyunlar gibi elinde silah önüne geleni öldür ilerle şeklinde değil de saklanarak ve hayatta kalmak oluşturuyor. Bu tür ile oyunu bir nevi Clock Tower’a benzetebilirsiniz. Yani tamamı ile yalnızsınız ve sizi koruyacak bir silah bulunmamakta. Bolca yatakların altında saklanacak , dolaplara girecek ve yakalanmamak için bolca dua edeceksiniz. Karşınızdaki düşman (çoğunlukla dev) zeki olunca işler iyice zorlaşıyor. Mesela bir odaya girdiniz ve kapının arkasına saklanarak devin çekip gitmesini bekliyorsunuz. Bu durumda size boşuna beklemeyin derim. Çünkü karşınızdaki düşman kapı arkaları dahil her yere göz atmakta. Bu yüzden saklanacağınız yeri iyi ve çabuk belirleyin. Tabi birde panik faktörü var. Fiona ile dev karşılaşırsa güzel kızımız panikliyor ve kalbi kuş gibi atmaya başlıyor. Fiona doğru düzgün koşamıyor , ekran kararıyor kısacası Fiona’yı ölüm korkusu sarıyor. Eğer yakalanırsanız da ölmek gibi sıradan bir durumu da beklemeyin. Dev Fiona’ya işkence edebiliyor , hatta tecavüze bile kalkışabiliyor. Bunun için dikkat derim.

Korku ve Çaresizlik

Oyunda Fiona dışında karakter sayısı elinizin beş parmağını geçmiyor. Karakterlerden birisi de (tabi karakter olarak sayılırsa ) kurt köpeği Hewie. Bu uysal köpek koskoca şatoda Fiona’nın tek arkadaşı , yardımcısı ve koruyucusu sıfatını üstlenmiş durumda. Bazı bulmacaları Hewie’nin yardımı ile çözerken , bazıları ise tamamı ile onun üzerine kurulmuş durumda. Yani Fiona’nın giremediği yerlerde Hewie işin içine giriyor. Ayrıca dev Fiona’yı kovalarken Hewie onu paçasından yakalayıp oyalıyor. Böylelikle bizlere de devden kaçma fırsatını tanıyor. Bu arada , kaçma olayı bittikten sonra Hewie’nin başını okşamayı ve patilerini sevmeyi sakın unutmayın.Yoksa Hewie size darılır , peşinizden gelmemeye başlar veya yattığı yerde uykuya dalar. Tek savunma mekanizmasını kaybetmemek için Hewie’yi bolca sevmeyi unutmayın. Yoksa devin önündeki tek engelde kalkar. Dev demişken ; açıkçası oyunda ondan başka öyle korkacak bir durum yok. Yani elbette oyunda “eyvah dev geliyor , acaba şu köşeyi dönsem karşıma çıkar mı” diye kendi kendimizin başının etini yiyoruz ama devin dışında da başka bir şey saldırır mı veya tuzak var mıdır diye pek dert edilecek öyle bir olay Haunting Ground’ta bulunmamakta. Bir diğer bulunmayan olayda dilediğimiz zaman kayıt yapma sistemi. Oyunda şatoya güzelce dağılmış saatler bulunmakta ve oyunu bu saatler ile kayıt ediyoruz. Aslında Capcom çoğu oyununu böyle yapıyor ama ben bu sistemi pek beğenmiyorum. Mesela gerek Haunting Graund olsun gerekse Resident Evil olsun önüme çıkan ilk kayıtta kaydedip kapayacağım diyorum ama önüme çıkan ilk yaratık tüm hayallerimi suya düşürüyor ve oyuna son kayıt yerinden başlamak zorunda kalıyorum. Lafı biraz fazla uzattım sanırsam. Özetle demek istediğim her an peşinizde biri olan böyle bir oyunda ben istediğim yerde kayıt etmeyi tercih ederdim. Öte yandan kayıt ararken yükselen adrenalinin tarifi de çok zor.

haunting_ground_3

Bol Kepçeden Bulmacalar

Haunting Ground’ta çoğunluğunu anahtar bulma bulmacaları oluştursa da her çeşit bulmaca kullanılmış durumda. Genellikle şatoda topladığınız nesneleri toplayarak ve envanterinizde birleştirerek gerekli yerlerde kullanacaksınız. Tabi birkaç mantık bulmacası da yok değil. Bulmaca yönünden oyunda hiç boş kalmıyorsunuz. Bir bulmacanın çözümü ötekisini beraberinde getiriyor. Bu yüzden oyunda boş gezme ve şimdi ne yapacağım durumlarına pek rastlanmıyor. Lakin oyunda bol bulmaca ve dev faktörü olmasına karşın oyuna yaklaşık yedi – sekiz saat sonra veda edebiliyorsunuz. Bu yüzden bu oyun ne zaman bitecek diye düşünerek kendinizi kasmayın ve keyfinize bakın.

Grafikler ve Sesler

Teknik olarak Haunting Ground epey iyi durumda. Daha oyunun ilk giriş videosundan bile grafiklerdeki kaliteyi anlayabiliyorsunuz. Şatonun hemen hemen tüm ayrıntıları düşünüşmüş , az olan karakterlere de gerek detaylar eklenmiş durumda. Özellikle dev çirkinliği ile görüşmeye değer olmuş. Ayrıca ışık ve diğer efektlerin üzerinde bir hayli çalışıldığında oldukça belli. Oyunda pek fazla çeşidi olmasa da müzikleri de benden geçer not almış durumda. Müziklerden ziyade ses efektleri çok iyi ayarlanmış ve yerli yerinde kullanılmış. Kısacası teknik olarak Haunting Ground paragrafın başında da dediğim gibi bir hayli göz dolduruyor.

hgde

Sonuç

Sonuç olarak Haunting Ground başarılı bir korku – macera oyunu olmuş. Oyun biraz Clock Tower’a benzese de Hewie’si ve devi ile kendine has bir oyun olmayı başarmış durumda. Eğer Fatal Frame ve Clock Tower benzeri korku – macera oyunlarını seviyorsanız Haunting Ground’ta tam size göre.

paylaşınShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
The following two tabs change content below.
Anime izlemek uyumak gibi bir gereksinim halini almıştır. Doksanlı yıllarda önce alaman kanallarında Sailor Moon, Dragonball, Tsubasa ile başlayan anime serüveni hala devam etmektedir.

Categories:   Oyun, Yeniler

Comments