Olmayan Ülke

Menu

La La Land Film Analizi – Uzun ve Doyumsuz Bir Yolculuğa Hazır Olun

Filmin güzel olduğunu anlayabilmek için film bizi uzun bir yolculuğa çıkarmalı, bu yolculuk öyle uzun olmalı ki film bittiğinde biz başladığımız yeri unutmalıyız. Öncelikle genç bir yönetmen olan Damien Chazelle ile başlayalım. Kesinlikle mükemmel bir müzik bilgisi olan bir yönetmen olduğu inkâr edilemez bir gerçek. Bu filmden önceki whiplash isimli filminde hem iyi bir yönetmen hem de az önce bahsettiğim mükemmel müzik bilgisi olduğunu kanıtlamıştır. La La Land filminde ise Whiplash filmindeki başarısını ikiye katlamıştır. Jazz piyanisti bir adamın ve aktör olmaya çalışan bir kadının ve bunların güzel birlikteliğini müzikal ile birlikte anlatmış, müzikal sevmeyen biri bile bu filme aşık olabilir.

la la land gif ile ilgili görsel sonucu

Filmin playlisti gerçekten tekrar tekrar dinlenilebilecek bir playlist. Bu güzel müziklerle birlikte güzel bir önermesi de var filmin hayallerinin peşini asla bırakma. Bunun yanı sıra filmde Jazz müziğin yok olmaya başladığını, çok değerli olup değerini bilmediklerini anlatıyor. Kesinlikle müzik piyasasını doğrudan anlatmış çünkü şuan yaşadığımız yıllarda gerçekten emek harcanan ve duygularla yapılan müzik türlerinin ölüp yerine pop denilen basit, duygu yoksunu türün öne çıktığını görüyoruz.

İlgili resim

Yönetmenin sinema bilgisini de kamera hareketlerinden gayet net olarak anlayabiliriz özellikle müzikal sahnelerde filmi izlemiyor, filmin içindeki karakterlerin gözünden görüyoruz filmi. Hayal kurmak her insanın yaptığı bir eylemdir. Geleceğimizi planlarız, kendimizi yapabileceğimizi düşündüğümüz yerlerde görürüz bazen çok ütopik hayallerdir ama Damien Chazelle filminde diyor ki hayatındaki her şeyi elde edemezsin ama sakın hayallerinin peşini bırakma işte o zaman kaybedersin. Konu olarak çok klişe olduğunu düşünebiliriz. Basite indirecek olursak iki kişi Los Angeles’a ünlü olmak için geliyor evet bu çok klişe ve yüzlerce film çekilebilecek bir konu ama burada başından beri övgülerle bitiremediğim yönetmen devreye giriyor bu klişe konuyu öyle bir çekiyor ki bir de benim gözümden görün bakalım diyor. Aslında en kötü senaryoyu bile iyi bir yönetmen kurtarabilir bu konu klişe olsa da yönetmenin yetenekleriyle gayet özgün bir film izleyebiliyoruz. Ayrıca Emma Stone ve Ryan Gosling birçok filmde beraber oynadıkları için birbirlerine hiç yabancılık çekmeden mükemmel bir ikili olmuşlar.

la la land gif ile ilgili görsel sonucu

Özellikle Emma Stone karakteriyle tamamen uyum içindeydi. Mimikleri ve dans sahnelerindeki tutkusunu kameraya çok güzel yansıtmış. Senaryo değil de sanki gerçekten kendi hayatından bir kesit gibi bir izlenim bırakmış. Emma Stone, çocukluk yıllarında müzikalleri çok sevdiğini ve çocukken dans dersleri aldığını belirtmiş, böylelikle dans sahnelerindeki tutkusunun kaynağının çocukluk hayallerinin bir yansıması olduğunu düşünebiliriz.

la la land gif ile ilgili görsel sonucu

Ayrıca Emma Stone genç yaşta Hollywood’a oyunculuk için taşınmış ve bir sene boyunca seçmelere katılmak için sürekli uğraşmış bu deneyimlerini karakterine yansıttığını söylüyor. Ryan Gosling’de bir o kadar güzel oyunculuk sergilemiştir fakat Emma Stone’un karaktere olan mükemmel bağlılığı bir adım öne geçmiş. Whiplash filminde öğrencisine kök söktüren J.K. Simmons’ı gören herkes korkuya kapılmıştır. Yine müzik sahnesi ve bu sefer Bill olarak karşımıza çıkıyor. Piyano başındaki Ryan Gosling (Sebastian) ve bir köşede Bill onu izliyor bu sahnede Whiplash filmindeki despot öğretmen karakterinde olan J.K. Simmons’ın orada durması bile heyecanlandırıp sahneye tamamen odaklanmamızı sağlıyor. Diğer bir filmin başarısında büyük emeği geçen, filmin görünmeyen yıldızlarından biri de bu muhteşem müzikleri bize kazandıran, Damien Chazelle’ın üniversiteden arkadaşı olan Justin Hurwitz tarafından bestelenmiştir. 2016’nın en iyi filmi olduğu düşündüğüm ayrıca izleyen herkesin kendince dersler çıkarabileceği mükemmel bir film olmuş umarım Damien Chazelle yeni filmleriyle bizi şaşırtmaya devam eder.

la la land gif ile ilgili görsel sonucu

paylaşınShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
The following two tabs change content below.

Batuhan İzmirli

İngiliz dili ve edebiyatı öğrencisi, hayatının her anında müzik ve sinemayla iç içe olan, sinema çevirileri yapan, Richard Linklater hastası sinema yazarı.

Categories:   Film Analizi, Yeniler

Comments

  • Posted: 23 Şubat 2017 12:15

    Barbaros

    Harika bir yazı olmuş gerçekten, filme olan merakım 2 kat arttı diyebilirim. Yazan arkadaşa teşekkürlerimi sunarım.