Olmayan Ülke

Menu

HİNT DİZİLERİ ÇILGINLIĞI

Geçen hafta kısaca Hindistan sinemasından ve çeşitliliğinden bahsetmiştim. Hint sineması “Avare” filmi ile ülkemize gelmiş ve farklı zaman dilimlerinde popülerliğini tekrarlamıştır. Lakin son zamanlarda Hindistan kendisinden, sinemasından ziyade dizileri ile bahsettiriyor. Bu diziler o kadar popüler bir hal aldı ki bırakın Türk dizilerini, ülkemizde Amerikan ve Avrupa dizilerini bile gölgeleyecek kadar çok izleniyor. Eminim hepiniz annenizden, teyzenizden, halanızdan, kardeşlerinizden ya da arkadaşlarınızdan “Hint dizisi izliyorum” cümlesini duymuşsunuzdur. Peki, ne özelliği var da bu diziler bu kadar sevildi? Nasıl oldu da özel bir kanal neredeyse 7/24 Hint dizisi yayınlayarak en çok izlenen kanallar içinde başta yer almayı başardı?

hint dizileri ile ilgili görsel sonucu

Ülkemizde uzun bir süredir Asya sineması ve televizyonu yakından takip ediliyor. Japonların ürettiği anime isimli animasyonlar; Güney Korelilerin sarsıcı ve büyüleyici dizileri ve filmleri; Çinlilerin aksiyon filmleri derken tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de geniş bir Asya kültürü hayran kitlesi oluştu. (Elbette Çin -ya da Hong Kong- bu konuda daha bilinir. 80’lerin sonunda karate filmleri ile sinemalarda boy göstermekteydiler) Asya sinemasının en dikkat çeken özelliği “abartılı” olmasıdır. Bir Asya filmi izliyorsanız konuşmalarda bolca ünlemler, nidalar duyarsınız, aşk ve dram son dozda verilir, komedi bildiğiniz komedilere benzemez sizi ölesiye güldürmeden bırakmaz.

İlgili resim

Asya sineması doğrudan doğruya seyircinin kalbine dokunur. Başlamadan önce “kalp hastaları izlemesin” diye belirttikleri yapımları bile vardır. Bunlardan birisini ben de izlemiştim (I’m sorry I Love You/Güney Kore dizisi) ve dizi bitmeden ağlamaktan ve üzüntüden öleceğimi sanmıştım! Yani Asya Sineması gerçekten içten ve etkileyicidir. Özellikle Güney Kore ve Japonya sineması ülkemizden birçok hayran kazanmışken, diğer Asya ülkelerinin eserleri ise azınlık bir kesim tarafından sevilmekte ve izlenmekteydi. Lakin özellikle “Üç Khan” olarak adlandırdığım Shahrukh Khan, Amir Khan ve Salman Khan filmleri ile Hint Sineması popülerleşmeye başladı. Eskiden Hindistan dışındaki ülkeler için sadece bir alt kültür öğesi olan Hint sineması, bugün en popüler konulardan biri oldu.  Hint dizilerine olan ilgi öncelikle alt yazılı şekilde internette yayınlanmaya başlayan yapımlar ile yaygınlaştı. Özel bir kanal bu ilgiyi fark edince, Hint dizilerini Türkçe dublajlı olarak göstermeye başladı. Böylece Hint dizileri Türkiye’nin her yerinde izlenme imkanı buldu ve sevildi.

 İlgili resim

Türk televizyonlarında yayınlanan ilk Hint dizisi “Bir Garip Aşk”tır. Her daim tutan fakir kız- zengin adam, zengin kız- fakir adam kurgusu ile karşımıza çıkan bu dizi daha ilk bölümleri ile seyirciyi etkilemeyi başardı. Bunun en büyük sebepleri de dizinin görsel olarak tam bir renk cümbüşüne sahip olması ve biraz önce bahsettiğim o içten anlatım. Hint toplumu, içerisinde birçok farklı kültürü barındırsa da ahlaki ve insani ilişkiler yönlerinden bizden çok uzak bir toplum değil.  Özellikle Türkiye’de bu kadar sevilmesinde bunun etkisi büyük. (Mesela dizilerde, “ağabey”, “yenge” gibi hitap şekillerini duyabilirsiniz. Bunlar, Amerikan ve Avrupa yapımlarında görmediğimiz şeyler.) Hint kültürü, Avrupa ve Amerika kültürü gibi bize uzak, insancıl olmayan davranışlar barındırmaz, tam tersine insanlık anlayışı yönünden bize çok yakındır.  Durum böyle olunca bizden bu kadar uzakta olup, adeta bir renkler bahçesine sahip olan ve bizim taşıdığımız duyguları bizlere sunan bu Hint dizilerinden etkilenmemiz de çok normal oluyor sanırım. (Hindistan ile bu yakınlıkta yüzyıllar önce Hindistan’da kurulan Türk devleti, Babür İmparatorluğunun da etkisi olabilir. Kurucusu Babür Şah’a kadar uzanıp bir analizini yapmamız mümkün. Zira unutmayalım ki sinema sanatı tarih, sosyoloji gibi birçok bilim dalı ile doğrudan ilgilidir. Babür Şah konusunda internetteki videolara göz atabilirsiniz.)

hint dizileri ile ilgili görsel sonucu

Bugün Türkiye’nin farklı ilçelerinde Hint kültürü etkinlikleri ve sinema gösterimleri yapılıyor. Bunlara geniş katılım oluyor. Türkiye’nin en çok izlenen kanalları Hint filmleri gösteriyor. Evde, işte, okulda özellikle kadınlar Hint dizileri, yeni çıkacak Hint filmleri hakkında konuşuyor. Üstelik gelişen teknoloji sayesinde artık bu dizilere ve filmlere internet üzerinden ulaşmak çok kolay. Hint dizileri, uzunca bir süre daha gündem oluşturmaya devam edecek gibi de duruyor.

Hindistan uzaktan göründüğünden çok daha büyük bir ülke. Bir Garip Aşk dizisinin başrol oyuncularından Baron Sobti, geçtiğimiz sene Türkiye’ye gelmiş ve burada büyük bir ilgi ile karşılaşmıştı. Sobti’nin Türkiye’de birçok Türk oyuncudan daha ünlü olduğunu söyleyebiliriz. Oysa bu oyuncuyu Hindistan’da, diziyi izleyen kesim dışında kimse tanımıyor! Dediğim gibi Hindistan büyük bir yer ve her gün sektöre yeni oyuncular, yeni diziler, yeni filmler giriyor.

İlgili resim

Yalancı Bahar, Deli Divane, İki Yabancı,  Zor Sevda, Tatlı Bela şimdiye kadar Türkçe dublajlı olarak yayınlanmış diğer Hint dizileri. Bu dizilerin hepsi aynı ilgiliyi görmedi tabi ki. Özellikle tekrar tekrar yayınlanan Bir Garip Aşk dizisi dışında; Yalancı Bahar, Deli Divane ve Tatlı Bela büyük bir hayran kitlesine sahip diziler oldu. Bu arada belirtmek isterim: son bir yıldır Hindistan’da da “Zindagi” isimli bir kanalda Adını Feriha Koydum, Fatma Gülün Suçu Ne?, Küçük Ağa isimli Türk dizileri yayınlanıyor ve büyük ilgi görüyor. Açıkçası Hindistan’a ilk gittiğimde televizyonda bu dizileri gördüğümde çok şaşırmıştım.

Sonuç olarak saplantı boyutuna getirilmediği sürece birçok hayranlık güzeldir. Hint dizileri de ülkemizde geniş bir hayran kitlesine sahip oldu ve eminim bu hayran kitlesi gün geçtikçe daha fazla artacak. Türk oyuncuların, yönetmenlerin Hindistan temalı filmler çekmesi ve Hindistan üzerine TV programları yapılması bence daha başlangıç. Fakat umarım bu hayranlık çok fazla abartılmaz ve hoş bir eğlence unsuru olarak kalır.

İlgili resim

paylaşınShare on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn
The following two tabs change content below.

Olca Karasoy

Olca Karasoy 1991 yılında İstanbul'da doğdu. Arel Üniversitesi Gazetecilik bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde muhabirlik yaptı. 2016 yılında Beykent Üniversitesi Sinema TV bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Tezlerini animeler üzerine hazırladı ve animeler ile ilgili belgesel bir film çekti. Hint, Kore ve Japon kültürü - sineması, macera ve korku oyunları ile ilgilenen yazar, boş zamanlarını yüzerek ve fotoğraf çekerek değerlendirmekte, kimi zaman da tiyatroya gitmektedir. Merlin Media'da Koordinatör olarak görev yapan Olca Karasoy, çeşitli dergi ve sitelerde oyun, anime, sinema makaleleri ve kitap yazmakta, kitap çalışmalarını sürdürmekte ve doktoraya hazırlanmaktadır.

Categories:   Sinema Yazıları

Comments